Bayburt Görmeniz Gereken Doğal Güzellikler

Milattan önce sekizinci yüzyılda kurulduğu tahmin edilen Bayburt ülkemizin yüzölçümü bakımından en küçük illerinden biri olmasına rağmen görmeniz ve gezmeniz gereken doğal ve tarihi güzellikler açısından zengin bir şehirdir. Marco Polo ve Evliya Çelebi gibi gezginlerin de gelip gezdiği Bayburt alçak dağlar ile çevrilmiş olup bu dağlar görmeniz gereken kültürel güzellikler ve doğal değerleri uzun yıllar boyunca yeni gelecek misafirlerine saklamıştır. Ünlü ticaret yolu olan İpek yolu üzerinde yer alan şehir birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Stratejik bir noktada yer alan kente doğal ve tarihi güzellikler özellikle meraklılarını ziyarete beklemektedir. Küçük bir yüzölçümünde yer aldığından doğal ve kültürel zenginliğin olmadığını düşünenler yanılmaktadır.

Kentin ilk sakinleri Azzi kabilesi olup tarihi milattan önce 3000’li yıllara dayanmaktadır. Azzi kabilesinden sonra Kimmer ve İskitlerin akınlarına uğramış olup o zamanki adının Gymnias olduğu bilinmektedir. Sonraki yıllarda Haldiler, Medler, Persler, Romalılar, Emeviler, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar tarafından ele geçirilmiş olan şehir hakkında tarihçi Xenophon, büyük, kalabalık ve zengin bir şehir olarak anlatmaktadır. Bayburt ilk olarak Erzurum’a bağlı iken 1927 yılında Gümüşhane’ye bağlanmış ardından da 1989 yılında il statüsüne geçirilmiştir. Zengin bir tarihi geçmişe sahip olan kentte ilk gezilmesi gereken yer Bayburt Kalesi’dir. Kale ülkemizin üçüncü büyük kalesidir. Kaleye Zigana ve Kop dağlarından geçilerek ulaşılır. Evliya Çelebi kale içinde zamanında 300 evlik bir mahalle ile Ebü’l Feth Camii’nin bulunduğunu yazmaktadır.

Çinimaçin de denilen Bayburt Kalesinden sonra Aydıntepe Yer altı Şehri gezilmelidir. Bir inşaat kazısı sırasında gün yüzüne çıkarılan yer altı şehrinin zamanında hangi amaçlar ile kullanıldığı bilinmemektedir. Bazı rivayetlere göre Hristiyanlığın henüz yayılmadığı dönemlerde Romalılardan kaçan ilk Hristiyanların saklandığı bir sığınak olduğu ifade edilmektedir. Şehir merkezinde bulunan saat kulesinin yapımına 1923 yılında başlanmış olup şerefesine çıkmak isteyenlerin 41 basamağı tırmanması gerekmektedir. 21 metrelik yükseklikteki bu saatin makinesinin Almanya’dan getirtildiği bilinmektedir. Oğuz Türklerinin sosyal, kültürel hayatını ve yaşayışlarını anlatan Dede Korkut ‘a ait olduğu düşülen Korkut Ata Kümbeti ziyaret edilmelidir Ali Baba Kümbeti de denilen bu kümbetin yanı sıra şehirdeki Çımağıl Mağarası da muhakkak görülmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir